İSTANBUL ÇAPA ÖĞRETMEN OKULU DÖNEMİ
BİRİNCİ BÖLÜM Haydarpaşa'ya Uzanan Rüya... Göğsümün kafesine dar gelen bir yürekle, çocukluğumun ve gençliğimin sınır boylarını terk ediyordum. İçim içime sığmıyordu; ne Yenice’nin sıcak toprağı ne de Çukurova’nın sarı sıcağı tutabiliyordu artık beni. Hayallerimin masal şehri, yedi tepeli İstanbul’un çağrısına kapılmıştım bir kere. 10 Eylül 1961 Pazar günü sabahı, ömrümün ilk büyük ayrılık sahnesini geride bırakıp ailemin dualı bakışları altında Tarsus Yenice İstasyonu’ndan Toros Ekspresi’ne adım atmıştım. Demirden bir ejderha gibi soluyarak dik yokuşları tırmanan tren, beni Toroslar’ın kalbine, Ulukışla’ya taşımış; orada vagon değiştirip bozkırın ortasındaki Konya Garı’na ulaştırmıştı. Garın taş revakları, yüksek kemerli pencereleri bana hiç yabancı değildi. Değildi çünkü iki yıl evvel, kardeşim Mustafa’nın elinden tutup Konya Maarif Koleji’nin kapısına götürürken de bu istasyonun kurşuni havasını solumuştum. Şimdi ise tek başımaydım. Gar gişesindeki parmaklıkların arkasından,...