İLKOKUL DÖNEMİ ANILARI
Misli-Kumluktaki Yalınayaklar.. . Takvimlerin eylül 21 dediği bu günün hangi anlama geldiğini sonradan, harfleri yan yana dizmeyi öğrendiğimde anlayacaktım. Benim için o gün, sadece toprağın sıcağını kaybedip serinlemeye başladığı, içimizi tuhaf bir telaşın kapladığı sıradan bir Pazartesi değildi. Dokuzuncu yaşıma yeni girmiş bir çocuk olarak, sekizine henüz merdiven dayamış kardeşim Mustafa’nın elini tutmuş, köyün meydanındaki kumluk alana doğru yürüyorduk. Ben Mehmet ve kardeşim Mustafa... Okula başlama çağımız gelmiş, hatta geçiyordu bile. Üzerimizde, anamın binbir emekle diktiği, yıkanmaktan rengi solmuş kara şalvarlarımız ve upuzun mintanlarımız vardı. İç çamaşırı lükstü bizim için; tenimize değen sadece rüzgâr ve şalvarın kaba kumaşıydı. Ayaklarım çıplaktı, Mustafa’nınkiler de... Kumluktaki diğer çocuklara baktım; hiçbirinin ayağında ayakkabı yoktu. Hepimiz aynı yoksulluğun, aynı çaresizliğin rengine boyanmış gibiydik. Misli, yani bizim yeni yurdumuz ...