MARAŞ İL EMRİNE GÖNDERİLİYORUZ
27 Nisan 1951 Cuma… Anavatan toprağındaki ilk sabahımız, sadece yeni bir güne uyanış değil; yüzyıllardır Balkanlar’da taşıdığımız geçmişin kabuk değiştirmesi, adımızın ve soyumuzun yeniden yazılmasıydı. Bugün, iki ülke arasında asılı kalan canlarımıza resmi birer mühür vuruluyordu. Kimlik bilgilerimiz yeniden düzenlenirken, o güne kadar bizi biz yapan ne varsa, kağıt üzerinde sessizce eriyip gidiyordu. Balkanlar’ın kadim töresinde muhacirler, aile reisinin babasının adını soyadı bilirdi; biz o sabaha kadar "Ahmet Mustafa Durgud" ailesiydik. Lakin Anavatanın kanunları başkaydı. Atalarımızın altı asırdır Tuna boylarında, Kırcaali dağlarında kanıyla, canıyla yaşattığı o soyağacı, yeni kimlik kartlarının soğuk satırlarında bir anda kesiliverdi. Yeni düzenleme, soyağacını sadece babamıza kadar götürüyor; anamızın, dedemizin hatırasını o kağıtlardan siliyordu. Soyağacımız yok olmuştu belki ama hürriyetin getirdiği o muazzam his hânemize yeni isimler fısıldıyordu. Bulgar mezali...