Kayıtlar

Marx etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

1965'te Sosyalist Gençlik Hareketi

Resim
  20 Kasım 1965 Cumartesi, Ankara... Yaklaşık bir ay oldu anı defterimi açamayalı. Fen Fakültesi lisans derslerinden çok Evrimsel ve Sosyalist Hümanizm kavramlarının yanı sıra Hegel'in Diyalektiği ve bunu reddeden Marx ve Engels'in oluşturduğu ''Diyalektik Materyalizm'' üzerine araştırmalar yapıyorum. Sosyalizmden etkilenenler arasında yer alan ben ve benim gibiler bu kavramları hazmetmeye çalışırken Haydar Tunçkanat tarafından kaleme alınan dönemin kült kitabı ''İkili Antlaşmaların İçyüzü'' kitabını edindik. Adeta yutarcasına okuduğumuz bir döneme girdik. Okumak bir tarafa bazen sabahlara kadar süren tartışmalarla, ABD ile yapılan ikili antlaşmalarla, ülkemizin tapusunu ABD'ye teslim edildiğini ve edilmeye devam edildiğini anlatmaya çalıştık sözde milliyetçi geçinen ya da sempatizanı olanlara. 1960-1965 yılları arasındaki gençlik hareketleri genel olarak Atatürk ilkelerini ve 27 Mayısı savunma çizgisinde olup, çeşitli yıl dönümlerinde ve ba...

Karma Ekonomik Sistem ve Atatürk

Resim
  Atatürk'ün ekonomi anlayışı, Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığını ve kalkınmasını hedefleyen bir yaklaşıma dayanıyordu. Bu anlayış, "karma ekonomi" olarak adlandırıldı, hem devletin hem de özel sektörün ekonomik faaliyetlerde rol almasını öngördü. Bu öngörünün kökeninde Serbest Piyasa ekonomisi ile Sosyalist Ekonomi sistemini incelemiş olması yatıyordu. Sanayi Devrimi, kapitalist sistemin serbest piyasa ekonomisinin yaygınlaşmasını sağladı, ancak sistemin yarattığı eşitsizlikler ve işçi sınıfı üzerindeki olumsuz etkiler, alternatif ekonomik modellerin tartışılmasına zemin hazırladı. Devlet müdahalesinin yok denecek kadar az olduğu bu sistemde üretim araçları ve kaynaklar bireyler ya da şirketler tarafından sahiplenip işletiliyordu. Yenilikçilik, ekonomik özgürlük, geniş ürün ve hizmet seçenekleri avantaj olurken, gelir eşitsizliği, doğal kaynakların aşırı kullanımı, sosyal refah eksikliği dezavantaj oluşturuyordu. Marx ve Engels'in düşüncelerinden esinlenere...

Endüstri Devrimi ve Sosyalist Hümanizm

Resim
  1965 yılı baharında, Ankara Yüksek Öğretmen Okulu'nda; Hitler ile özdeşleşmiş olan Nasyonal Sosyalizmi savunan Milliyetçiler ile Marx ve Engels'in felsefi tabanını oluşturduğu Sosyalizmi savunan grup arasında kalan biri olarak zor durumdaydım. Bir başka deyişle, arafta kalmıştım. Endüstri Devriminin getirdiği hızlı sanayileşme ile birlikte, üretim araçlarının bir parçası haline gelen işçileri özgürleştirmek, sermaye ile işçi kesimi arasındaki çelişkileri (Tez-Anti Tez-Sentez) olarak tanımlanabilen Materyalist Diyalektik yöntemle çözmek için oluşturulan felsefi bir düşünce aracıydı Sosyalist Hümanizm.  Okuldaki Sosyalist arkadaşlarımın bir bölümü bu oluşumu cinsiyet eşitliği ve gelenek ve göreneklerimize biraz da aykırı olacak şekilde değerlendirmişlerdi. Benim gibi arafta kalanların da tepkisini çekmişlerdi. Diğer taraftan, Marxsizme karşı çıkarak ''Komünistler Moskova'ya'' diyen Milliyetçilerin bu sloganlarını da anlamakta zorluk çekiyordum. Oysa Komün...