Özel Ders vermeye başladım

 


31 Aralık 1966 Cumartesi, AYÖO...

Öğle yemeğinden sonra, ekim ayından bu yana, özel ders verdiğim Bahçelievler'deki lise 1 öğrencisi adaşım Mehmet'le 2 saat çalıştıktan sonra, 

Annesi Meltem Hanımın çayla birlikte sunduğu pastalarından yerken, sohbetimiz dersler ve sınavlar oldu. Mehmet oldukça başarılı sonuçlar almaya başlamıştı.

İzin alıp kapıdan çıkarken Meltem Hanım, oğlu görmeden cebime bir zarf koydu. Sessizce ''aylık ücretin'' dedi. Teşekkür ettim.

Okula dönerken zamanda geriye, geçmiş yılların yaz tatillerine gittim.

Yaz tatillerinde, Tarsus Turan Emeksiz Ağaçlama Sahası'nda mevsimlik işçi olarak çalıştım yıllarca. Geçen yaz bitiminde, ücret azlığının yanı sıra, çapa ve tırpan sallamaktan bıkmış olmalıyım ki mevsimlik işçilik dönemini sonlandırdım.

Eylül 1966 sonlarında, Emek ve Bahçelievler'deki bazı dükkan ve kasaplara, izinlerini alarak, ''Fen Fakültesi öğrencisinden özel ders verilir'' pankartları astım.

Ekim ayı ortalarında pankart astığım yerleri dolaştım. Pankartların çoğu kaldırılmıştı. Geçmiş yıllardaki mevsimlik işçilik hikayelerimi dinlemiş olan ''Bahçeli Kasabı'' sahibi Mümtaz Bey güngörmüş biriydi. İlgilenmiş ve yardımcı olacağını söylemişti.

Ekim ayı ortalarında uğradığımda güler yüzle beni karşılayan Mümtaz Bey ''gözün aydın Mehmet, sana bir öğrenci çıktı'' deyince dünyalar benim olmuştu.

Öğrencim Bahçelievler Lisesi birinci sınıftaydı. Annesi Yargıtay'da çalışan hakim Meltem Hanım, Mümtaz Bey'in eski müşterilerinden biriydi. Adresini elime tutuşturarak ''git görüş'' demişti.

Bahçelievler de gerçekten bahçeliydi. İki katlı villa tipi evlerin oldukça büyük, bakımlı bahçeleri vardı. Adresi bulup, zili çalmıştım. Kapıya çıkan orta yaşta, oldukça bakımlı ve kendine güveni yüzünden belli Meltem Hanıma kendimi tanıttım.

Beni içeri alan Meltem Hanım ''öğrencin olacak oğlumun adı da Mehmet, henüz okuldan gelmedi. Özel bir ricam olacak Oğlum bana yük olmamak için özel derse kesinlikle karşı. Sen yakından tanıdığım ailelerden birinin oğlu olarak oğluma arkadaşlık yapacak bir ağabey olarak geliyorsun. Ayda sana 100 lira vereceğim ama oğlumun bundan haberi olmayacak'' Dedi.

''Elbette, oğlunuza iyi bir arkadaş ve ağabey olmaya çalışırım.'' Dedikten sonra kendimden, Bulgaristan'daki evimizden, evleri ve bahçelerinin beni göç ettiğimiz 1951 yılına götürdüğünü söyledim. Meltem Hanım da Bahçelievler'in tarihinden söz etti oğlu gelinceye kadar.

1934 yılında kurulan ''Bahçelievler Yapı Kooperatifi'' planlarını, Şehir Mimarı Hermann Jansen planlarına göre yapılandırmıştı.

Ankara Başkent olarak seçildikten sonra, Atatürk'ün talimatıyla, imar denetimini sağlamak amacıyla yapılan bir çok plan denemesinden sonra, geniş ve kapsamlı bir Ankara planı için, 1927 de, Uluslararası bir yarışma düzenlenir.

Uluslararası yarışmayı kazanan ünlü Alman Şehir Mimarı Hermann Jansen, 1928-32 yılları arasında, kendi adıyla anılan planı hazırlar.

Jansen’in hiç durmadan tekrarladığı ”Biliyorsunuz, Avrupa Kentlerinin hemen hepsi, motor ve motorlu taşıtlardan önce yapılmıştır. Motorlu taşıtlar, eski anlayış ve kuraları alt üst etmiştir.

Kentlerin, insanlarla birlikte taşıtların da hareket edebilecekleri ve konaklayabilecekleri, kapıları caddelere değil de yan yollara açılacak bahçeli evler, apartmanlar yapılmalıdır.

Başlangıçta, Kızılay ve Atatürk Bulvarı'nı içine alan Yenişehir bu anlayışa göre yapılandırılmıştı.

Meltem Hanımla sohbetimiz verimli olmuş, birbirimizi tanıma fırsatı olmuştu. Yaklaşık yarım saat sonra oğlu Mehmet geldi. Tanıştık, derslerden ve Fen Fakültesi'nden söz ettik. Sonuçta ikimiz de öğrenciydik. Sevdik birbirimizi, cumartesi ve pazar günleri öğleden sonraları çalışma kararı aldıktan sonra ayrılmıştım Bahçelievler'den.

Yüksek Öğretmen Okulu öğrencilerine, elbise parasının dışında, zorunlu giderleri için ayda 35 lira veriyordu. Meltem Hanımın bana ''özel ders ücreti olarak'' ayda vereceği 100 Lira oldukça iyi bir ücretti.

En büyük harcamalarım kitaplara oluyordu. Büyün kampüsler sadece eğitim alanı değil, aynı zamanda ideolojik tartışmaların, eylemlerin ve kolektif hafızanın mekânlarıydı. Ankara Yüksek Öğretmen Okulu'nun da, AYÖO Fikir Kulübü kurulduktan sonra, yerleşkenin her birimi seminerlerin ve tartışmaların mekanı olmuştu.

Duyduklarımızla değil de ABD'nin nasıl oldu da sömürgesi durumuna düştük sorularının yanıtlanması için kitaplara ve belgelere ihtiyacımız vardı.

Yutarcasına okumak, okuduklarımızı hazmedebilmek için de hem kitaplara hem de dergilere ulaşmamız gerekiyordu.

Özel dersten aldığım ücretin bir bölümü bu ihtiyaçları karşıladığı gibi AYÖO Fikir Kulübü'nün de bazı giderlerini cebimizden karşılıyorduk.

Anılarımı yazdığım defterimden başımı kaldırarak, zamanda geriye 1962 yılına gittim. Fizik Öğretmenim Meziyet Çağlayan ''sana bir öğrenci buldum Akıncı'' demiş, 29 Eylül 1962 Cumartesi günü beni İstanbul Osmanbey'deki Naciye Teyze ve kızı ülkü ile tanıştırmıştı. Cumartesi Pazar günleri yaptığım ikişer saatlik derslere karşı ayda 60 Lira alıyordum

Yorumlar

  1. 1934 yılında kurulan ''Bahçelievler Yapı Kooperatifi'' planlarını, Şehir Mimarı Hermann Jansen planlarına göre yapılandırmıştı.

    Ankara Başkent olarak seçildikten sonra, Atatürk'ün talimatıyla, imar denetimini sağlamak amacıyla yapılan bir çok plan denemesinden sonra, geniş ve kapsamlı bir Ankara planı için, 1927 de, Uluslararası bir yarışma düzenlenir.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

ANKARA YÜKSEK ÖĞRETMEN OKULU DÖNEMİ

A.Ü. Fen Fakültesi Öğretim Kadrosu

AYÖO Beşevler Yerleşkesi