Aktaş Yetiştirme Yurdu-4 temmuz 1966 günlüğü
4 Temmuz Pazartesi günü, Aktaş Yetiştirme Yurdu bütünleme kursları kapsamında girdiğim sınıfta 12 öğrenci beni bekliyordu. 32 kişilik sınıfta 12 öğrenci bütünlemeye kalmıştı.
Derslere başlamadan, kendimi tanıtmanın yanı sıra, Türkçe ve Matematiğin önemini özenle vurguladım. Okuduğunuzu ve dinlediğinizi anlamak birinci derecede önceliklidir deyip, Matematik ve Fizik derslerinin formüller dersleri olmadığını birkaç örnekle anlatmayı seçtim.
Çocuklar, şimdi size bir tanım yazdırıp, tanım üzerinde konuşarak, okuduğumuzu anlamanın ve matematiğin dilinin önemini kavratmaya çalışacağım. Yazın bakalım. ''Birim hacimdeki kütleye Özkütle'' denir. Yazdınız mı çocuklar? Sorusuna olumlu yanıt aldıktan sonra, önümdeki listeye baktıktan sonra sınıfı gözden geçirip, ''İbrahim Kazan, nedir özkütle?'' Dedim.
Ayağa kalkan İbrahim ''birim hacimdeki kütle özkütledir'' öğretmenim. Dedi.
İyi de İbrahim, sen tanımı aynen tekrarladın. Şöyle düşünelim. Kütle olmasa özkütle olur muydu?
Bir süre düşünen öğrenciler, ''kütle olmazsa özkütle de olmaz öğretmenim'' Dediler.
Çocuklar, demekki özkütle kütleden türetilmiş bir kavram. Şimdi de ''birim'' sözcüğü üzerinde duralım. Önümdeki listeye bakarak ''Mustafa Demirel, sence birim kavramı bize ne anlatıyor.''
Mustafa biraz düşündükten sonra ''birim kavramı, nesneden bir adet alınması gerektiğini anlatır öğretmenim.''
Aferin Mustafa. Sence hacmi 20 santimetreküp, kütlesi 60 gr olan maddenin özkütlesi nedir?
Mustafa biraz düşündükten sonra, 1 cm-küpteki madde miktarı soruluyor Öğretmenim. 20 cm-küpte 60 gr varsa 1 cm-küpte 3 gram vardır. Öyleyse bu maddenin özkütlesi 3'tür.
Neymiş çocuklar, birim sözcüğünün geçtiği yerde bölme işlemi yapılacakmış. Özkütleyi bulmak formüle ihtiyacımız yokmuş. Özkütlenin kimden türetildiği ve birim kavramının hangi anlama geldiği biliniyorsa, ki şimdi öğrendiniz, kütleyi hacme bölmek yeterlidir.
Bir başka örnekle biraz da matematiğin dili üzerinde duralım. Elektriksel kuvvetler, Kütle çekim kuvvetleri ve Manyetik kuvvetler aynı matematiksel dili kullanırlar.
İki elektrik yükü arasındaki itme ya da çekme kuvvetleri; yüklerinin büyüklükleri çarpımıyla doğru, aralarındaki uzaklığın karesiyle ters orantılıdır.
Ya da kütle çekim kuvvetleri, söz gelimi iki uydu arasında, uyduların kütlelerinin çarpımıyla doğru aralarındaki uzaklığın karesiyle ters orantılıdır. Aynı tanımlama manyetik kütleler içinde geçerlidir. Biz elektriksel kuvvetler için konuşalım.
Yine önümdeki listeye bakarak, ''Mehmet ne anladın bu tanımdan?'' Deyince, gözlerinden zeka fışkıran Mehmet bir süre düşündükten sonra; ''yüklerin büyüklüklerini çarptıktan sonra aralarındaki uzaklığın karesine bölersek sonucu buluruz Öğretmenim'' Dedi.
Sınıfa dönerek, ''Mehmet'in dediği gibi, elektrksel kuvvetleri bulabilmek için formüllere ihtiyacımız yok. Tanımı bilmek yeterli.''
Şimdi yazın bakalım. Elektrikçe yüklü iki cisim arasındaki itme kuvveti 10 Dyn olsun. Yüklerden biri 4 katına diğeri 5 katına çıkarılıp, aralarındaki uzaklık 2 katına çıkarılırsa elektriksel kuvvet kaç Dyn olur?
Bir süre sonra bütün parmaklar havadaydı. Listeden seçtiğim öğrenciye ''Metin ne dersin?'' Dedim. ''Hocam, yükler çarpımı 20 bölünecek 2'nin karesi 4'e, bu durumda kuvvet 5 katına çıkar ki ilk kuvvet 10'un 5 katı 50 Dyn eder.''
Harika Metin. Şimdi de elektriksel kuvvetleri formüle dönüştürmek istersek; orantı katsayısı k çarpanından sonra yükler çarpımı bölü uzaklığın karesi yazmanız yeterlidir.
Zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştık. İlk iki dersi ara vermeden işlemiş ve öğrencilerim Fizik dersini sevmişlerdi. Dersten çıkıp bir bardak çay içerken yurt müdürü hal hatır sorduktan sonra öğrencilerin ilgisini sordu. Herşey yolundaydı.
Sonraki iki saatlik dersimizde Matematiğin dili üzerinde durdum. Matematiğin her şey olduğunu vurguladım.

Yorumlar
Yorum Gönder