26 Şubat 1967 Pazari, AYÖO Beşevler... Zamanın ağır adımlarıyla bir ay boyunca anı defterimle dertleşemedim. Çünkü Beşevler’in taş duvarları arasında, bir yandan AYÖO Fikir Kulübü’nün bülteniyle uğraşıyor, bir yandan Öğrenci Derneği seçimlerinin ateşli günlerine tanıklık ediyordum. Mart ayından itibaren aylık çıkacak bülten, gençliğin sesini çoğaltırken; seçimleri Naif Türetken’in önderliğindeki Devrimci Grup kazandı. Güven veren, dost canlısı, ikna edici ve birleştirici kişiliğiyle Türetken, yalnızca Beşevler’in değil, ODTÜ’nün Fen-Edebiyat Fakültesi’nde de öğrencilerin lideri olacaktı. Yeni yerleşkemiz, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nin yanı başında… On dakikalık yürüyüşle derslere yetişmek, hem zamandan hem nakitten kazanç demekti. Bu yakınlık, başarılarımızın sessiz destekçisi oldu. Fakat Hayri Dener’in “Elektrik ve Mağnetizma” dersleri, öğrencilerin çoğunu sına...
Mersin yazlık sinemaları yalnızca film izleme mekânı değil, aynı zamanda toplumsal hafızanın ve özgürleşme deneyiminin bir parçasıydı.
YanıtlaSilAra verilen dakikalarda sevgililer ailelerinden gizli bakışlarla birbirlerine göz atar, filmin sonunda mutlu son alkışlarla kutlanırdı.
YanıtlaSilAçık hava sinemalarında bağırmak, gülmek, yemek, içmek serbestti. İnsanlar kendilerini kapalı salonlara göre daha özgür hissederdi.
YanıtlaSil1950’lerde Mersin’de neredeyse her mahallede bir yazlık sinema vardı. İnsanların sosyalleşmesi, arkadaş edinmesi ve toplumsallaşması için en önemli mekânlardan biriydi.
YanıtlaSil