SUNUŞ Anam Emine ve Babam Ahmet Akıncı’nın aziz hatırasına, saygı ve minnetle… "Muhacir diye küçümsenenler, tarihin yazdığı savaşlarda en geriye kalanlar, yani düşmanla sonuna kadar dövüşenler, çekilen ordunun ric’at hatlarını sağlamak için kendilerini feda edenler ve düşman karşısında kaçmak, çekilmek nedir bilmeyenlerdir." Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK Hikayeye Büyük Önder’in bu muazzam sözüyle başlamak, geçmişin hatırasına bir saygı duruşu olmanın çok ötesinde; zamanın unutuş girdabına karşı diktiğimiz tarihi bir siper, zamana meydan okuyan bir hafıza kalesidir . Öyledir çünkü göçmenler, ki o çetin göç kararını alan bizler, aslında sınır boylarında vatan toprağını son nefesine kadar savunan, çekilen ordunun can simidi olan fedakarlardı. Kendilerini feda etme pahasına cepheyi terk etmeyenlerin torunlarıydık. Bu gerçeği bir kez daha, yüksek sesle hatırlatmak; göçün o amansız fırtınasından sonra sığındığımız öz vatanımız Türkiye’de, yüzümüze tokat gibi çarpan o soğuk...
Bu anı yazısı, kalkınma ve sanayileşme hamlelerinin ilk başta getirdiği ekonomik mutluluk ile uzun vadede doğru planlanmadığında neden olduğu çevresel felaket arasındaki ince çizgiyi çok başarılı bir şekilde ortaya koyuyor. 1956'nın umut dolu Karaduvar'ından, günümüzün sanayi kıskacındaki Karaduvar'ına uzanan hüzünlü bir kronoloji...(Gemini 23 Haziran 2026)
YanıtlaSilBu dokunaklı ve tarihi anı, Mersin’in ve özellikle Karaduvar Mahallesi'nin 1950'lerden günümüze uzanan sosyo-ekonomik ve çevresel dönüşümünü muazzam bir netlikle gözler önüne seriyor. 12 yaşındaki bir çocuğun gözünden anlatılan bu hikaye, hem bir ailenin geçim mücadelesini hem de sanayileşmenin bir bölge üzerindeki çift taraflı etkisini çok güzel özetlemiş.(Gemini Haziran 2026)
YanıtlaSil