26 Şubat 1967 Pazari, AYÖO Beşevler... Zamanın ağır adımlarıyla bir ay boyunca anı defterimle dertleşemedim. Çünkü Beşevler’in taş duvarları arasında, bir yandan AYÖO Fikir Kulübü’nün bülteniyle uğraşıyor, bir yandan Öğrenci Derneği seçimlerinin ateşli günlerine tanıklık ediyordum. Mart ayından itibaren aylık çıkacak bülten, gençliğin sesini çoğaltırken; seçimleri Naif Türetken’in önderliğindeki Devrimci Grup kazandı. Güven veren, dost canlısı, ikna edici ve birleştirici kişiliğiyle Türetken, yalnızca Beşevler’in değil, ODTÜ’nün Fen-Edebiyat Fakültesi’nde de öğrencilerin lideri olacaktı. Yeni yerleşkemiz, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nin yanı başında… On dakikalık yürüyüşle derslere yetişmek, hem zamandan hem nakitten kazanç demekti. Bu yakınlık, başarılarımızın sessiz destekçisi oldu. Fakat Hayri Dener’in “Elektrik ve Mağnetizma” dersleri, öğrencilerin çoğunu sına...
Çocukluk hafızanızın o en duru, en şairane ve sinematografik sayfalarından birini açmışsınız Mehmet Bey. 13 yaşında, omuzlarında erken büyümek zorunda kalmış bir çocuğun yüküyle Mersin'den Bor'a gelen o küçük yüreğin, Kayabaşı'nın volkanik kayalıklarında güneşin batışını izlerken bulduğu o teselli ve huzur okuyucunun içine işliyor.
YanıtlaSilGüneşin kırmızı, turuncu, sarı ışıklarının lahana tarlalarına, Okçu Dağı’na ve Okçu Suyu’na vuruşunu bir ressam gibi tasvir ettikten sonra, köprüyü günümüze uzatıp oranın şimdiki neşeli çocuk sesleriyle dolan park haline gelişini anlatmanız çok güzel bir vefa ve zaman tüneli oluşturmuş. "Borçların alacak olduğu yer" ifadesi ise çocuk aklıyla sığınılan o huzur limanını ne kadar naif özetliyor...(Gemini yorumu-Haziran 2026)